Bir Buzluk Markası Olarak Aliye
Ne bitmez çilemiz varmış anlamadım gitti.
Bu kadın nedir , kimdir , nereden çıkmıştır yahu?
Bana ne kurgu karakterse ? Ben bunun anasını , babasını merak ediyorum arkadaş.
Neyle beslemişler , nerede barındırmışlar , hangi eğitimi vermişler de bu çıkmış ortaya. Cevap isterim.
Bu kadın gerçek hayatta kesinlikle olmaması gereken bir organizma.
Cemiyetimizde bunu rol model olarak belirleyen gafiller varsa , ki olabilir , zart diye nice Polat Alemdar'lar , Çakır'lar mayalanıverdi bu topraklardan , beyaz eşya satıcılarında daha akıllı , daha samimi ve kullanıcı dostu buzdolabı modellerine bir göz atsınlar. O kadar diyeyim yani.
Kaynanası ve kocası bile teslim oldu ama ben bu kadına hala karşıyım , hiç kusura bakılmasın.
Öncelikle tam vakıf değilim ama o kaynanası , kocası buna her ne melanet yaptıysa onları tebrik etmek , ellerinden sıkmak ve hatta "yürüyün be" diye ara gaz vermek isterdim.
Konuşması , duruşu , bakışı , tavırları , gülüşü... Tövbe tövbe, bir tuhaf yahu.
"Şöşöşöşö" bir konuşma , peltek desen değil , pepe desen değil.
Ses de bir garip , Exorcist'deki kafası fırfır dönen kız gibi .
Heyecansız , tepkisiz... Ha Vita yağ tenekesi ,ha bu Aliye...
Bir de şanslı ki aklın oynar. Kötü remayözcü olarak girdi İplikçi Nedim'in yanına , dükkanı da zimmete geçirdi , patroniçe çıktı öbür taraftan.
Çevresi de seçme andonlardan kurulu.
Komşuları mıdır nedir bir aile var ,dertleri tasaları Aliye. Portakal soyarken bile "aahh ne olacak bu Aliye'nin hali"...E tombul torunun çökmüş iki büklüm salon sehpasında ÖSS'ye hazırlanıyor , ona dertlensene.
"Çakma deha" doktor oğlan ve Coşkun Dayı
Sonra bir doktor oğlan vardı ,buna aşık. SSK hastanesinde , 657'ye tabi ama küpe karizma binbeşyüz.Her bölümde ne ilgisi varsa bunun hakkında "çok zekidir" , "fen lisesini birinci bitirmiştir" lafları falan geçer. Bu soğuk nevale bu oğlanı da kuruttu. Ne akıl bıraktı ne sinir ne şuur. Cingöz doktoru son gördüğümde elini kolunu sallaya sallaya Yunan sınırını geçmeye çalışıyordu. Herhalde döve döve mülteci kampına atmışlardır. Oh olmuş.
Bir dayısı var. Yahu ne vakit görsem kadının birine "hadi çocuk yapalım" diye yayvanlaşır. Dayı tabiata meydan okuyor , andropozu faraşla kovalıyor , testosteron fışkırtıyor , yanıyor al pembe , gelgelelim yeğeni , Aliye olacak mundar, frijitliğin destanını yazıyor. Evet bunun anasını , babasını getirin bana.
Aliye nasıl olduysa,herhalde polenler vasıtasıyla olmalı zira aksi mümkün görünmüyor, bir ara yavrulamış. Allah bağışlasın bunun,hem de iki tane, kocaman oldukları halde okul yüzü görmemiş , kendisinden de şuursuz evladı var.
Erkek olanı , ki onun istikbalinden endişeliyim , pösteki gibi kocaman bir saçla kadınlar arasında oturup çizgi film seyrediyor ayağına dedikodu dinler. Sesi de boru gibi. Kız olanı elinde sürekli bir bebek ortalıkta gezinir. Arada psikopata bağlayıp gözünü oyar , saçlarını yolar bebeğinin. Hatta buna bir araba çarptı ki o kaza olacak gibi değildi.
Megafon Mücahit
Bak bir de Mücahit fenomeni var. Mavi gözlü ,şam şeytanı gibi bir tiptir bu. Tepesi delik gibi hep bağıra bağıra konuşur, gürül gürül bir sesle ona buna ayar verirdi. O sesle buna reklam bile çektirdiler. Reklamda gariban bir tesisatçıya bağıra bağıra elindeki pvc boruyu sallıyordu. Ne alakası varsa artık?
Ama son birkaç bölümdür buna bir haller olmuş. Sürekli bir gezici vaiz ağızları bunda. Anlayabilmiş değilim.
Şimdi bazıları diyecek ki "arkadaş bu kadar illet oluyorsun ama maşallah ekrana yapışmışsın" ... Alakası yok canım.
Bir de unutmadan , bu yazının gerçek kişi ve olaylarla ilgisi yoktur. Zaten gerçek hayat bile bu dizi kadar absurd olamaz.
Halen tam kusabilmiş değilim şu diziye nefretimi ama bu kadarla yetineyim.
Yeri gelmişken "kara melek" Sanem Çelik'i de mahusus tebrik ederim. Bir durgun zekalıyı çok güzel canlandırmış.

0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home